FUZULİ İŞGAL

T.C. YARGITAY
6.Hukuk Dairesi

Esas: 2005/11033
Karar: 2005/12240
Karar Tarihi: 27.12.2005

ÖZET: 6570 Sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasanın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil* hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı veya fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede verilecek süre uygun bir süre olmalıdır. Davalı kiralananda kiracının vekili ya da temsilcisi olarak değil bizzat kendi adına iş yapmaktadır. Kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almayan davalının kiralanandaki konumu fuzuli şagildir. Yukarda açıklandığı üzere fuzuli işgal nedeniyle açılacak tahliye davasının kiracıya yöneltilmesi gerekmez.

(6570 S. K. m. 12)

Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Uyuşmazlık, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, H. isimli şahsın kiralananda 10.04.2003 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, ancak mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte taşınmazda <E. Kot Galerisi> adıyla faaliyet gösteren iş yerinin davalı A. adına kayıtlı olduğunun saptandığını, perakende satış fişinin de B. adına olduğunun tespit edildiğini, kiralananın kiracı dışında bir şahıs tarafından işletildiğini belirterek, davalının fuzuli işgal nedeniyle kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.

Davalı, kira sözleşmesini ağabeyi olan H.’ın yaptığını ancak dükkânı birlikte işlettiklerini, kiracının yurt dışına çıkma durumu olduğundan resmi kayıtların kendisi adına yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

6570 Sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasanın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı veya fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede verilecek süre uygun bir süre olmalıdır. Fuzuli şagil hakkında açılacak davada kendisine önceden ihtar gönderilmesi koşulu aranmaz.

Olayımıza gelince; dava konusu edilen kiralanan davacı tarafından 10.04.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile dava dışı H.’a kiralanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde kiralanan yerin kiralayanın yazılı izni olmadan başkasına devredilemeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından E. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2005/119-120 D. İş sayılı dosyası ile 22.04.2005 tarihinde yaptırılan tespitte ise <E. Kot Galeri> ismiyle konfeksiyon işi yapılan kiralananda vergi levhasının davalı A. adına olduğu satış fişinin de yine dava dışı B. adına düzenlendiği saptanmıştır. Davalı kiralananda kiracının vekili ya da temsilcisi olarak değil bizzat kendi adına iş yapmaktadır. Vergi levhasının kendi adına olması da bu hususu doğrulamaktadır. Kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almayan davalının kiralanandaki konumu fuzuli şagildir. Yukarda açıklandığı üzere fuzuli işgal nedeniyle açılacak tahliye davasının kiracıya yöneltilmesi gerekmez. Mahkemece davanın kabulüyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. ‘nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir